Sanığın, ATM'nin kart yuvasına bir aparat takarak kartın sıkışmasını sağlaması ve bu yolla kart sahibinin şifresini öğrenmeye çalışması eylemi, Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2014/5492 sayılı kararına göre neden 'banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılmasına teşebbüs' suçu olarak değil, potansiyel olarak 'bilişim sistemini engelleme veya bozma' suçu (TCK m. 244/1) olarak değerlendirilmelidir?
Yargıtay'ın anılan kararına göre, TCK m. 245'teki 'kötüye kullanma' suçunun oluşabilmesi için kartın veya kart bilgilerinin ele geçirilip haksız bir yarar sağlamaya yönelik bir kullanım eyleminin (örn. para çekme, alışveriş yapma) icrasına başlanması gerekir. Olayda sanık, henüz kartı veya bilgilerini ele geçirememiştir. Ancak sanığın eylemi, ATM'nin kart yuvasına yabancı bir cisim takarak onun düzgün çalışmasını engellemektedir. Bu durum, 'bilişim sisteminin bir parçası olan ATM'nin, kısa süreliğine de olsa çalışmasına engel teşkil edip etmediği' sorusunu gündeme getirir. TCK m. 244/1, bir bilişim sisteminin işleyişini 'engellemeyi' veya 'bozmayı' suç olarak tanımlamaktadır. Kararda, sanığın eyleminin ATM'nin işleyişini engelleyip engellemediği araştırılarak, sübutu halinde TCK m. 244/1'deki suçu oluşturup oluşturmayacağının tartışılması gerektiği, suç vasfında yanılgıya düşülerek doğrudan TCK m. 245'e teşebbüsten hüküm kurulmasının eksik inceleme olduğu belirtilmiştir.