Sanığın, mağdurenin rızasıyla aracına bindikten sonra araç içerisinde basit cinsel saldırıda bulunması ve mağdurun bu eylem süresince araçtan inememesi, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturur mu? Bu durum 'geçitli suç' kavramıyla nasıl açıklanabilir?
Hayır, bu durum tek başına kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmaz. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, cinsel saldırı suçu gibi bazı suçların icrası, zorunlu olarak mağdurun hareket serbestisinin kısa bir süreliğine kısıtlanmasını içerir. Eğer hürriyetin kısıtlanması, cinsel saldırı fiilinin işlenmesi için gerekli olan süreyle sınırlı kalmışsa, bu durum 'geçitli suç' mantığıyla cinsel saldırı suçunun bir unsuru olarak kabul edilir ve onun içinde erir. Yani, daha hafif olan hürriyeti kısıtlama fiili, daha ağır olan cinsel saldırı suçuna ulaşmak için bir basamak (geçit) olarak kullanılmıştır. Bu durumda faile ayrıca TCK m. 109'dan ceza verilmez. Ancak, cinsel saldırı eylemi bittikten sonra da fail mağduru alıkoymaya devam ederse, bu durumda gerçek içtima kuralları uygulanır ve her iki suçtan da ayrı ayrı cezalandırılır. (Bkz: YCGK - 2020/345).