Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2010/6623 sayılı kararında, maktule karşı işlenen kasten yaralama (TCK m. 86/2) ve basit tehdit suçları yönünden neden düşme kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir? Bu kararda 'şikayet hakkının şahsa sıkı sıkıya bağlı haklardan olması' ilkesi nasıl bir rol oynamıştır?
Anılan kararda, TCK m. 86/2 kapsamındaki kasten yaralama ve TCK m. 106/1, 2. cümledeki basit tehdit suçlarının takibinin şikayete bağlı olduğu vurgulanmıştır. Karara göre, 'şikayet hakkı şahsa sıkı sıkıya bağlı haklardan' olduğundan, bu hak mirasçılara veya başka kişilere geçmez. Olayda maktul, bu kişisel hakkını kullanamadan ölmüştür. Bu durum, TCK m. 131/2'de hakaret suçu için öngörülen özel istisnanın bu suçlar için geçerli olmadığını gösterir. Soruşturma ve kovuşturma koşulu olan şikayet gerçekleşmediği ve artık gerçekleşme imkanı da kalmadığı için, TCK m. 73/1 ve CMK m. 223/8 uyarınca sanık hakkında bu suçlardan açılan kamu davalarının 'düşürülmesine' karar verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulması bozma nedeni sayılmıştır. (Yargıtay 1. CD - K: 2010/6623).