Manevi tazminat talep edebilmenin temel şartı olan 'kişilik değerlerine saldırı' ne anlama gelmektedir? Her üzüntü veren olay manevi tazminat hakkı doğurur mu?
Hayır, her üzüntü veren olay manevi tazminat hakkı doğurmaz. Manevi tazminat talep edebilmek için, hukuka aykırı bir fiil veya işlemle kişinin 'kişilik değerlerinin' saldırıya uğramış olması gerekir. Kişilik değerleri, kişinin şeref, haysiyet, onur, özel hayatın gizliliği, vücut bütünlüğü, isim, resim gibi manevi varlığını oluşturan, devredilemez ve vazgeçilemez haklarıdır. Yargıtay kararlarında da belirtildiği gibi, bir kimsenin her üzüntü duyduğu olay karşısında manevi tazminat isteme hakkı doğmaz. Örneğin, komşuluk hukukundan kaynaklanan ve makul sınırlar içinde kalan rahatsızlıklara (tamirat sesi gibi) katlanma yükümlülüğü vardır ve bu durum kişilik haklarına saldırı olarak kabul edilmez (Y4HD-K.2003/7489). Saldırının, objektif olarak kişinin manevi bütünlüğünü zedeleyici, onu toplum içinde küçük düşürücü veya acı, elem ve ızdırap duymasına neden olacak nitelikte olması gerekir.