Bir kişinin, komşusunun kapı zilini çalıp, 'Evde misafirlerim var, acil bir telefon görüşmesi yapmam gerekiyor' diyerek eve girmesi ve ev sahibinin dalgınlığından yararlanarak odadaki cüzdanı çalması eylemi, TCK m. 142/1-b (konut dokunulmazlığını ihlal ederek hırsızlık) suçunu oluşturur mu?
Hayır, bu durumda TCK m. 142/1-b'deki nitelikli hırsızlık suçu oluşmaz. Bu nitelikli halin oluşabilmesi için, hırsızlık suçunun 'konut dokunulmazlığının ihlali' suretiyle işlenmesi gerekir. Olayda fail, eve hileli bir davranışla (yalan söyleyerek) girmiştir. Ancak eve girdikten sonra hırsızlık eylemini gerçekleştirmiştir. Konuta giriş, ev sahibinin (hileyle de olsa elde edilmiş) rızasına dayanmaktadır. Konut dokunulmazlığının ihlali suçu (TCK m. 116), bir yere 'rıza olmaksızın girme' veya 'rıza ile girildikten sonra çıkmama' şeklinde işlenir. Burada fail, rıza ile girmiştir. Hırsızlık amacıyla eve hileyle girilmesi, konut dokunulmazlığını ihlal suçunun bir işleniş biçimi değildir. Bu nedenle, fail hakkında koşulları varsa basit hırsızlık (TCK m. 141) suçundan ve ayrıca dolandırıcılık suçunun unsurları oluşmuşsa bu suçtan ceza verilebilir, ancak TCK m. 142/1-b'deki nitelikli hal uygulanmaz. Çünkü hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlal edilmesi 'suretiyle' işlenmemiştir.