Bir şirkete ait boş çek yaprağını ele geçirip doldurarak icra takibine konu eden sanığın eylemi, TCK m. 209/1 (açığa imzanın kötüye kullanılması) kapsamında mı, yoksa TCK m. 204 (resmi belgede sahtecilik) kapsamında mı değerlendirilmelidir? Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2017/6263 sayılı kararı, bu ayrımda hangi araştırmaların yapılmasını zorunlu kılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #326436

Bu eylemin hangi suç kapsamında değerlendirileceği, sanığın boş çek yaprağını nasıl elde ettiğine bağlıdır. Eğer sanık, çeki katılanın rızasıyla belirli bir amaç için almış ancak bu amaca aykırı doldurmuşsa eylem TCK m. 209/1'i oluşturabilir. Eğer çeki hukuka aykırı bir yolla (çalma, bulma vb.) ele geçirmişse TCK m. 209/2 yollamasıyla resmi belgede sahtecilik (TCK m. 204) suçu oluşur. Yargıtay 11. CD'nin 2017/6263 sayılı kararında, bu ayrımın yapılabilmesi için kapsamlı bir araştırma yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Karara göre mahkeme; 1. Sanık ile katılan şirket arasında iddia edildiği gibi bir ticari ilişki (konut devri vb.) olup olmadığını, buna dair defter, belge, fatura, banka kaydı gibi delilleri araştırmalıdır. 2. Varsa hukuk mahkemesinde görülen menfi tespit davasının sonucunu beklemelidir. 3. Çek zilyetliğinin rıza hilafına devredilip edilmediğine dair somut delilleri toplamalıdır. Bu araştırmalar sonucunda, çekin rıza dışı ele geçirildiği ispatlanamazsa, eylemin TCK m. 209/1 kapsamında kalabileceği ve bu durumda da iddianın yazılı delille ispatlanması gerektiği tartışılarak karar verilmelidir. Eksik araştırma ile hüküm kurulması bozma nedeni sayılmıştır.