Açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunda (TCK m. 209), belgedeki rakamla yazılan bedel ile yazıyla yazılan bedel arasında fark olması ve yazıyla yazılan bedelin sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiası karşısında, 6102 sayılı TTK m. 676'nın ceza yargılamasındaki rolü nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #326435

6102 sayılı TTK m. 676 (eski TTK m. 588), bir poliçede (ve atıf yoluyla bonoda) bedelin hem yazı hem de rakamla gösterilip arada fark olması durumunda, 'yazı ile gösterilen bedelin üstün tutulacağını' hükme bağlar. Bu, bir hukuki geçerlilik kuralıdır. Açığa imzanın kötüye kullanılması suçuna ilişkin bir ceza davasında, katılanın iddiası senedin yazı kısmının boş bırakıldığı ve sonradan sanık tarafından anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu yönündeyse, TTK m. 676 bu iddianın hukuki zeminini oluşturur. Çünkü hukuken geçerli olan bedel, yazıyla yazılan bedeldir. Ancak ceza mahkemesi, bu iddianın doğruluğunu araştırmak zorundadır. Yargıtay 21. CD'nin 2016/137 sayılı kararındaki karşı oyda da belirtildiği gibi, bu araştırma 'yazılı delil' kuralına tabidir. Yani katılan, yazı kısmının sonradan ve anlaşmaya aykırı doldurulduğunu yazılı bir delille ispat etmek zorundadır. TTK m. 676, tek başına suçun sübutu için yeterli olmayıp, iddianın hukuki temelini oluşturur ve ispat külfetinin hangi bedel üzerinden değerlendirileceğini gösterir.