Ölümlü bir trafik kazasında, ölen kişinin kendi çocuğu olması ve kazada %25 kusurlu olması durumunda, anne ve babanın talep edeceği manevi tazminat miktarını belirlerken mahkeme bu hususları nasıl dikkate almalıdır? Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/3324 sayılı kararı bu konuda ne ifade etmektedir?
Mahkeme, manevi tazminat miktarını belirlerken olayın tüm özelliklerini dikkate almak zorundadır. Ölenin, anne-babanın kendi çocuğu olması, duyulan acı ve elemin büyüklüğü nedeniyle tazminat miktarını artıran bir unsurdur. Ancak, ölen çocuğun kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olması, tazminat miktarını azaltan bir unsurdur (müterafik kusur). Mahkeme, bu iki zıt unsuru birlikte değerlendirerek hakkaniyete uygun bir miktar belirlemelidir. Yargıtay 17. HD'nin 2015/3324 sayılı kararında, bu koşullar altında anne-baba için ayrı ayrı takdir edilen 7.000'er TL manevi tazminat miktarının 'oldukça az' olduğuna hükmedilmiştir. Bu karar, çocuğun ölümünden duyulan derin acının, çocuğun kısmi kusuruna rağmen, daha yüksek bir manevi tazminatı gerektireceğini, takdir edilen miktarın bu acıyı tatmin etmekten uzak olduğunu göstermektedir.