Zimmet suçunda, sanık hakkında hükmün gerekçe kısmında TCK m. 248'in uygulandığı belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında uygulanmaması, Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2018/2099 sayılı kararına göre nasıl bir hukuki sonuç doğurur?
Bu durum, hükümde bir çelişki ve karışıklık yarattığı için bozma nedeni teşkil eder. Ceza muhakemesinde hükmün, gerekçesiyle bir bütün oluşturması ve aralarında çelişki bulunmaması esastır (CMK m. 230, 232). Yargıtay 5. CD'nin 2018/2099 sayılı kararında, yerel mahkemenin bu şekilde davranması 'karışıklığa yol açılması' olarak nitelendirilmiş ve bir bozma sebebi olarak kabul edilmiştir. Gerekçede etkin pişmanlık uygulandığının belirtilmesi, mahkemenin sanığın bu haktan yararlanması gerektiği kanaatinde olduğunu gösterir. Ancak bu kanaatin hüküm fıkrasına yansıtılmaması, hem sanığın hak kaybına yol açar hem de hükmün infazında tereddütlere neden olur. Bu nedenle Yargıtay, bu tür çelişkileri gidermek ve hukuki durumu netleştirmek amacıyla hükmü bozar.