TCK m. 248'deki etkin pişmanlık hükümleri, susma hakkı ve sanığın suçu ikrar etmemesi ile çelişir mi? Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2018/1209 sayılı kararında, TCK m. 62'nin (takdiri indirim) uygulanmamasının gerekçesi neden hukuka aykırı bulunmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #326376

Hayır, çelişmez. TCK m. 248'deki etkin pişmanlık, zararın fiilen giderilmesine odaklanan objektif bir ceza indirim nedenidir. Sanığın suçu ikrar etmesi veya samimi pişmanlık göstermesi gibi sübjektif unsurları aramaz. Sanık, CMK m. 147 uyarınca susma hakkına sahiptir ve suçu inkar ederken dahi zararı giderek etkin pişmanlıktan yararlanabilir. Yargıtay 5. CD'nin 2018/1209 sayılı kararında, yerel mahkemenin '...kasta dayalı kusur ve sorumluluklarını kabullenmemeleri, samimi nedametlerine dair söz ve davranışlar sergilememeleri, ...birbirini suçlayarak isnat ve cezadan kurtulmaya yönelik samimi bulunmayan fiil ve tavırları...' şeklindeki gerekçeyle TCK m. 62'yi (takdiri indirim) uygulamaması hukuka aykırı bulunmuştur. Yargıtay, bu gerekçenin sanığın anayasal savunma hakkını kısıtladığını ve yasal olmadığını, sanığın suçu inkar etmesinin takdiri indirimin uygulanmamasına tek başına gerekçe olamayacağını belirtmiştir. Etkin pişmanlık ve takdiri indirim farklı kurumlardır ve farklı şartlara tabidir.