'Manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi' ne anlama gelmektedir? Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2017/1618 sayılı kararı bu ilkeyi nasıl uygulamıştır?
'Manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi', hukuka aykırı bir eylemden kaynaklanan elem ve üzüntü nedeniyle talep edilecek manevi tazminatın, kısımlara ayrılarak veya bir kısmı saklı tutularak dava edilemeyeceğini ifade eder. Kişilik hakkı ihlali bir bütündür ve buna bağlı olarak duyulan manevi acı da bölünemez kabul edilir. Bu nedenle, manevi tazminat talebinin tek bir davada ve bir defada istenmesi gerekir. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2017/1618 sayılı kararında, davacının asıl davada talep ettiği manevi tazminat miktarını daha sonra açtığı birleşen davada artırması bu ilkeye aykırı bulunmuştur. Mahkemenin, asıl davadaki talebi aşacak şekilde birleşik davadaki artırılmış miktar üzerinden tazminata hükmetmesi, manevi tazminatın bölünmezliği ilkesinin ihlali olarak değerlendirilmiş ve bu durum bozma nedeni sayılmıştır.