CMK m. 214'te düzenlenen 'rapor, belge ve diğer yazıların okunması' hükmü, CMK m. 217'deki 'delillerin doğrudan doğruyalığı' ve 'yüz yüzelik' ilkeleriyle nasıl bir ilişki içindedir? Bir doktor raporu okunduktan sonra, raporda imzası bulunan doktorun duruşmaya çağrılabilmesinin amacı nedir?
CMK m. 214, CMK m. 217'de düzenlenen delillerin doğrudan doğruyalığı ve yüz yüzelik ilkelerinin bir tamamlayıcısı ve istisnasıdır. Kural olarak, delillerin duruşmada doğrudan ve tarafların huzurunda tartışılması gerekir. Ancak, uzmanlık gerektiren konularda hazırlanan rapor ve belgelerin (doktor raporu, bilirkişi raporu vb.) duruşmada okunmasıyla yetinilmesi, yargılamayı pratikleştiren bir usuldür. CMK m. 214/1'in, 'gerekli görülürse' raporda imzası bulunanların duruşmaya çağrılabileceğini düzenlemesi, doğrudan doğruyalık ve yüz yüzelik ilkelerini güvence altına almayı amaçlar. Raporun okunmasından sonra tarafların (savcı, sanık, müdafii, katılan) rapordaki tespitler, yöntem veya sonuçlar hakkında şüpheleri veya itirazları olabilir. Bu durumda, rapordaki hususları açıklığa kavuşturmak, çelişkileri gidermek ve taraflara soru sorma (çapraz sorgu) imkanı tanımak amacıyla, raporda imzası bulunan uzman kişi (doktor, bilirkişi vb.) duruşmaya çağrılarak dinlenir. Bu, delilin sağlamlığının ve güvenilirliğinin denetlenmesini sağlar.