Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2017/2907 sayılı kararında, hakem kararının iptali davasında görevli mahkemenin bölge adliye mahkemesi değil, asliye ticaret mahkemesi olduğu sonucuna varılırken hangi hukuki argümanlar kullanılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #326366

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, anılan kararında görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu sonucuna varırken şu argümanları kullanmıştır: 1. **Sonraki Kanun Önceliği:** 6100 sayılı HMK'dan (2011) sonra, 5235 sayılı Kanun'da 6545 sayılı Kanun (2014) ile yapılan değişiklikle, tahkimle ilgili davaların asliye ticaret mahkemesinde görüleceği açıkça düzenlenmiştir. Sonraki tarihli kanun hükmü uygulanmalıdır. 2. **Özel Kanun Önceliği:** 5235 sayılı Kanun, mahkemelerin görev ve kuruluşunu düzenleyen özel bir kanun niteliğindedir ve genel kanun olan HMK'ya göre öncelikli uygulanması gerekir. 3. **Kanun Koyucunun Amacı:** HMK m. 439'un gerekçesinde iptal davası için 'yetkili ilk derece mahkemesi' ifadesinin kullanılması ve HMK m. 361/1'de temyizi kabil kararlar sayılırken 'Bölge adliye mahkemesi... kararları ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlar' şeklinde ikili bir ayrıma gidilmesi, kanun koyucunun da iptal davalarını ilk derece mahkemesinin görevi olarak gördüğünü göstermektedir. 4. **Tahkimin Amacı:** İptal davasının önce asliye ticaret mahkemesi, sonra istinaf, sonra temyiz sürecinden geçmesi, tahkimin süratli yargılama amacına aykırı olacaktır. Bu nedenle ilk derece mahkemesi kararından sonra doğrudan temyiz yolunun açık olması daha makuldür.