Sahte içki tüketiminden kaynaklanan bir ölüm olayında, failin sattığı içkinin sahte olduğunu bilmesi, ancak içindeki maddelerin niteliğini (örneğin öldürücü dozda metanol içerdiğini) bilmemesi durumu, manevi unsurun tayininde nasıl bir rol oynar?
Metindeki yazarın kanaatine ve Yargıtay'ın son kararlarına göre bu durum, failin sorumluluğunun 'bilinçli taksir' olarak belirlenmesinde önemli bir rol oynar. Fail, içkinin sahte olduğunu bilerek bir riski göze alsa da, öldürücü nitelikte olduğunu bilmemesi, neticenin gerçekleşmeyeceğine dair bir beklenti içinde olduğunu gösterebilir. Bu da 'olursa olsun' şeklindeki kabullenmeyi (olası kast) dışlayıp, 'bilinçli taksir'in kabulüne yol açar (Bkz. Yargıtay CGK, 25.10.2022, 2020/321 E. sayılı karar).