Sanığın, alacaklı olduğu kişiden teminat amacıyla aldığı imzalı boş senedi, anlaşmaya aykırı doldurarak icraya koyması eylemi hangi suçu oluşturur? Bu suçun ispatı konusunda Yargıtay'ın benimsediği temel ilke nedir?
Bu eylem, TCK m. 209/1'de düzenlenen 'açığa imzanın kötüye kullanılması' suçunu oluşturur. Bu suçun oluşabilmesi için, belirli bir tarzda doldurulmak üzere teslim edilen imzalı ve boş bir kağıdın, verilme nedeninden farklı bir şekilde doldurulması gerekir. Bu suçun ispatı konusunda Yargıtay'ın benimsediği temel ilke, 24.03.1989 tarihli ve 1-2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'na dayanmaktadır. Buna göre, imzalı boş kağıdın anlaşma dışı doldurulduğu iddiasının 'yazılı delil' ile ispat edilmesi zorunludur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (HMK) belirtilen istisnalar (örn. hile, hata, gabin iddiaları, yakın akrabalık) dışında, bu iddianın tanıkla ispatı mümkün değildir. Ceza mahkemesi, bu suçun sübutunu değerlendirirken, hukuk usulündeki bu 'senede karşı senedle ispat' kuralını uygulamak zorundadır. (Yargıtay CGK - K: 2020/354; Yargıtay 21. CD - K: 2016/5053).