Manevi tazminat miktarının belirlenmesinde hakimin takdir yetkisini kullanırken dikkate alması gereken temel kriterler nelerdir? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/1760 sayılı kararında bu konuda hangi ilkelere vurgu yapılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #326349

Manevi tazminatın miktarını belirlemede hakimin geniş bir takdir yetkisi bulunmaktadır, ancak bu yetki sınırsız değildir. Hakim, takdir hakkını kullanırken somut olayın özelliklerini, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, kusur oranlarını, fiilin ağırlığını, paranın alım gücünü ve kişilik haklarına yapılan saldırının niteliğini dikkate almalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/1760 sayılı kararında da belirtildiği gibi, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşımalıdır. Bu bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaçlamaz. Bu nedenle belirlenecek miktar, mevcut durumda elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Ayrıca, tazminat sorumlusunu fakirleştirmemeli, tazminat alacaklısını da haksız yere zenginleştirmemelidir. Hakim, bu ölçütleri karar gerekçesinde objektif olarak göstermelidir (TMK m. 4).