Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2010/28858 sayılı kararında, şikayetçinin dava açıldıktan sonra ölmesi durumunda davanın düşürülmesine karar veren yerel mahkeme hükmü neden bozulmuştur? Karar, sanığın ölümü ile şikayetçinin ölümü arasında nasıl bir ayrım yapmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #326346

Anılan kararda Yargıtay, şikayetçinin şikayet hakkını kullandıktan ve kamu davası açıldıktan sonra, ancak davaya katılmadan ve şikayetinden vazgeçmeden ölmesi durumunda davanın düşürülemeyeceğine hükmetmiştir. Bozma gerekçesi, TCK m. 73'teki düzenlemenin sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürüleceğini öngördüğü, ancak şikayetçinin ölmesi halinde davanın düşürüleceğine dair bir düzenleme içermediğidir. Mahkeme, CMK m. 243'e atıfta bulunarak, katılanın ölmesi halinde katılmanın hükümsüz kalacağını ancak mirasçılarının davaya katılabileceğini belirtmiş ve yargılamaya devamla esas hakkında bir hüküm kurulması gerektiğini vurgulamıştır. Dolayısıyla, sanığın ölümü davayı düşürürken, şikayetçinin dava açıldıktan sonra ölmesi davayı düşürmez.