Sanığın, 15 yaşındaki mağduru kaçırdıktan sonra, mağdurun ailesini arayarak 'Kızınız elimde, 100.000 TL getirmezseniz onu bir daha göremezsiniz' demesi eylemi, TCK açısından nasıl bir hukuki nitelendirmeye tabi tutulmalıdır?
Bu eylem, birden fazla ağır suçu içerir ve TCK'daki içtima kuralları çerçevesinde değerlendirilmelidir. Mağduru alıkoymak TCK m. 109 (kişiyi hürriyetinden yoksun kılma) suçunu oluşturur. Mağdurun serbest bırakılmasını bir menfaat teminine (para) bağlamak, TCK m. 109'un en ağır nitelikli hali olan 'bu suçun işlenmesi sırasında veya bu suçun işlenmesi amacıyla ... yağma ... suçunun işlenmesi' (TCK m. 109/3 - yeni düzenleme ile farklı fıkrada olabilir) veya doğrudan TCK m. 148 vd. (yağma) kapsamında değerlendirilebilir. Eylem, aynı zamanda şantaj (TCK m. 107) unsurlarını da taşır. Fikri içtima (TCK m. 44) gereği, fail en ağır cezayı gerektiren suçtan (genellikle nitelikli yağma veya nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma) cezalandırılır.