Zimmet suçundan yargılanan bir sanığın, suçu işlediği kabul edilmesine rağmen, mahkeme tarafından hakkında TCK m. 62 uyarınca takdiri indirim uygulanmamasının gerekçesi olarak 'samimi nedamet göstermemesi ve suçu kabullenmemesi' gösterilebilir mi? (Yargıtay 5. CD, 2017/7028 E.)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #326009

Hayır, bu gerekçe tek başına yeterli ve hukuka uygun değildir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2017/7028 E., 2018/1209 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, sanığın suçu inkar etmesi, Anayasa ile güvence altına alınan 'susma hakkı' ve 'kendini suçlamama özgürlüğü'nün (nemo tenetur se ipsum accusare) bir parçasıdır. Sanığın, yasal bir hakkı olan inkar hakkını kullanması, onun aleyhine bir takdiri indirim nedeni olarak yorumlanamaz. TCK m. 62'deki takdiri indirim, sanığın yargılama sürecindeki 'olumlu davranışlarına' ve 'pişmanlığına' dayanır. Pişmanlık, sadece suçu ikrar etmekle değil, duruşmadaki saygılı tutumu, zararı giderme çabası gibi başka davranışlarla da gösterilebilir. Mahkemenin, sadece suçu inkara dayalı olarak ve 'samimi bulunmayan fiil ve tavırlar' gibi soyut ve denetime elverişli olmayan gerekçelerle takdiri indirim uygulamaması, yasal ve yeterli bir gerekçe olarak kabul edilmez ve bozma nedenidir.