Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda, failin, mağduru serbest bıraktıktan sonra, kendi imkanlarıyla polise gitmesini veya ailesine haber vermesini beklemesi, TCK m. 110'daki etkin pişmanlık şartını sağlar mı?
Bu, tek başına etkin pişmanlık için yeterli değildir. Etkin pişmanlığın temelinde, failin samimi bir pişmanlıkla, suçun yarattığı olumsuz sonuçları aktif bir çabayla ortadan kaldırması yatar. Mağduru sadece serbest bırakıp kendi haline terk etmek, bu aktif çabayı göstermez. Failin, mağdurun güvenli bir şekilde yetkili makamlara veya ailesine ulaşmasını sağlaması beklenir. Örneğin, mağduru bir karakolun önüne bırakmak, ailesini arayıp yerini bildirmek veya bir yakınına teslim etmek gibi davranışlar, samimi pişmanlığın göstergesi olarak kabul edilebilir. Mağduru, nerede olduğu bilinmeyen, yardıma muhtaç bir durumda bırakmak, etkin pişmanlığın ruhuna aykırıdır. Hakim, failin serbest bıraktıktan sonraki tutumunu da değerlendirerek pişmanlığın samimiyeti konusunda bir kanaate varacaktır.