Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda, mağdurun 16 yaşında olması ve faille kendi rızasıyla gitmesi, ancak failin amacının cinsel birliktelik olması durumunda, mağdurun rızası hukuken geçerli midir ve suçun niteliği ne olur?
Bu durumda mağdurun rızası hukuken geçerli değildir ve suç, TCK m. 109/5 uyarınca 'cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçunun nitelikli halini oluşturur. Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre, 15 yaşını bitirmiş ancak 18 yaşını tamamlamamış çocukların rızası, eylemin meşru bir amaca yönelik olup olmadığına göre değerlendirilir. Ancak, failin amacı cinsel ise, bu amaç hukuken meşru bir amaç olarak kabul edilmez ve çocuğun bu yöndeki rızasına hukuki bir değer atfedilmez. Çünkü kanun koyucu, reşit olmayanların cinsel istismara karşı korunmasını üstün bir değer olarak görmektedir. Mağdur 16 yaşında olduğu için eylem TCK m. 234 (çocuğun kaçırılması) değil, TCK m. 109 (kişiyi hürriyetinden yoksun kılma) kapsamındadır. Failin amacı cinsel olduğu için, TCK m. 109/3-f (çocuğa karşı işlenmesi) ve TCK m. 109/5 (cinsel amaçla işlenmesi) nitelikli halleri birlikte uygulanır ve ceza buna göre belirlenir. (Bkz: YCGK -2008/156 K.)