Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2013/17409 E. sayılı kararında, günlük süreli bir yayında işlenen ve şikayete tabi olmayan bir suçta, Basın Kanunu'ndaki iki aylık hak düşürücü dava açma süresinin başlangıcı olarak neden 'eserin Cumhuriyet Başsavcılığına teslim tarihi' veya 'öğrenme tarihi' esas alınmıştır?
Bu durum, 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 26. maddesinin açık hükmünden kaynaklanmaktadır. Bu madde, basın yoluyla işlenen suçlarda kamu davasının açılması için kısa, hak düşürücü süreler öngörmüştür. Bunun amacı, basın özgürlüğü üzerindeki ceza tehdidinin uzun süre devam etmesini önlemek ve hukuki belirliliği sağlamaktır. Madde, sürenin başlangıcı olarak, Kanun'un 10. maddesi uyarınca basımcının her yayından iki nüshayı mahallin Cumhuriyet Başsavcılığına teslim etme yükümlülüğünü esas almıştır. Süre, bu 'teslim tarihinden' başlar. Bu, suçun devletin resmi bir makamı tarafından öğrenildiği objektif bir kriterdir. Eğer bu teslim yükümlülüğü yerine getirilmemişse, o zaman sürenin başlangıcı için sübjektif bir kriter olan 'suçu oluşturan fiilin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından öğrenildiği tarih' esas alınır. Kararda, suç şikayete tabi olmadığı için bu kuralın uygulanması gerektiği, şikayete tabi suçlar için geçerli olan 'mağdurun öğrenme tarihi' kuralının uygulanamayacağı vurgulanmıştır.