İş kazası nedeniyle açılan manevi tazminat davasında, işverenin %80, işçinin ise %20 kusurlu olduğu bir olayda, işçinin kalıcı bir maluliyetinin olmaması, manevi tazminat talebinin reddini gerektirir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #325935

Hayır, gerektirmez. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2010/5749 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, manevi tazminat sadece kalıcı maluliyet (sürekli iş göremezlik) halinde değil, aynı zamanda iş kazasının kendisinin yarattığı acı, elem, korku ve ruhsal sarsıntı için de talep edilebilir. Olayda işçinin kalıcı bir sakatlığının kalmaması, manevi zararın hiç olmadığı anlamına gelmez. İşçi, bir kaza geçirmiş, yaralanmış, tedavi görmüş ve bu süreçte acı çekmiştir. Özellikle, kazanın meydana gelmesinde asıl ve ağır kusurun (%80) işverende olması, işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almadaki ihmalini gösterir. Bu ihmal sonucu işçinin yaşadığı olay, kişilik haklarına bir saldırı niteliğindedir. Bu nedenle, maluliyet olmasa bile, yaşanan olay ve işverenin kusurunun ağırlığı dikkate alınarak, işçi lehine hakkaniyete uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Talebin tamamen reddedilmesi hukuka aykırı olur.