Trafik kazası sonucu bir bacağının diz üstünden kesilmesiyle %46,2 oranında kalıcı maluliyete uğrayan davacı lehine ilk derece mahkemesinin 20.000 TL manevi tazminata hükmetmesi, Yargıtay 17. HD'nin 2017/100 sayılı kararında neden 'çok düşük' bulunmuştur?
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2017/100 sayılı kararında bu miktarın 'çok düşük' bulunmasının temel nedenleri şunlardır: 1) Zararın Olağanüstü Ağırlığı: Bir bacağın diz üstünden kesilmesi, kişinin hayatını geri dönülmez bir şekilde değiştiren, estetik, fonksiyonel ve psikolojik olarak son derece ağır bir zarardır. %46,2'lik maluliyet oranı da bu zararın ciddiyetini matematiksel olarak teyit etmektedir. 2) Kusur Durumu: Davacının kazada tamamen kusursuz, davalı sürücünün ise tam kusurlu olması, tazminatın davacı lehine daha yüksek takdir edilmesini gerektiren önemli bir unsurdur. 3) Hakkaniyet ve Tatmin Duygusu: 20.000 TL gibi bir miktarın, böyle ağır bir kayıp karşısında davacının duyduğu ve ömür boyu duyacağı elem ve ızdırabı hafifletmekten, bir 'tatmin duygusu' yaratmaktan çok uzak olduğu kabul edilmiştir. Paranın olay tarihindeki alım gücü de dikkate alındığında, bu miktar somut olayın vahameti ile bağdaşmayan, sembolik ve yetersiz bir miktar olarak görülmüş ve hak ve nesafet kurallarına aykırı bulunarak bozulmuştur.