Yargıtay CGK'nın 2011/3-422 E. sayılı kararında, Özel Daire'nin karar verdiği tarihte sanığın ölmüş olmasına rağmen, bu bilginin dosyada yer almaması nedeniyle verilen onama kararının hukuki niteliği nedir ve Yargıtay C. Başsavcılığı'nın bu duruma itiraz etme yetkisi nereden kaynaklanmaktadır?
Özel Daire'nin, sanığın ölümünden habersiz olarak verdiği onama kararı, hukuken muhatabı olmayan bir kişiye yönelik olduğu için 'yok hükmünde' veya 'hukuken geçersiz' kabul edilebilir. Ancak Yargıtay iç işleyişi açısından bu karar ortadan kaldırılmalıdır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bu duruma itiraz etme yetkisi, CMK m. 308'de düzenlenen 'olağanüstü kanun yolu' olan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtirazı kurumundan kaynaklanmaktadır. Bu madde, Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı, karardaki 'hukuka aykırılık' nedeniyle itiraz etme yetkisi verir. Sanığın hüküm kesinleşmeden ölmesi halinde davanın düşürülmesi gerektiği (TCK m. 64) amir bir hükümdür. Özel Daire'nin bu durumu bilmeden onama kararı vermesi, maddi gerçeğe ve kanunun amir hükmüne aykırı bir 'hukuka aykırılık' oluşturur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, bu hukuka aykırılığı tespit ettiğinde, sanık lehine (davanın düşürülmesi onamadan daha lehedir) süreye tabi olmaksızın Ceza Genel Kurulu'na itiraz edebilir. CGK da bu itirazı yerinde bularak onama kararını kaldırmış ve davanın düşmesine karar vermiştir.