Bir trafik kazasında yaralanan kişinin yakınları (anne-baba) hangi şartla manevi tazminat talep edebilirler? Yaralanmanın 'ağır bedensel zarar' niteliğinde olup olmadığının tespiti neden önemlidir?
Borçlar Kanunu m. 56/2 uyarınca, yaralananın yakınlarının manevi tazminat talep edebilmesi için, yaralanmanın 'ağır bedensel zarar' niteliğinde olması şarttır. Sıradan, iyileşen ve kalıcı iz bırakmayan yaralanmalarda yakınların tazminat talep hakkı yoktur. 'Ağır bedensel zarar', kişinin yaşamını, vücut bütünlüğünü ve geleceğini ciddi ve kalıcı şekilde etkileyen zararlardır. Yargıtay kararlarında uzuv kaybı, felç, körlük, yatağa bağımlılık gibi durumlar bu kapsamda sayılmıştır. Bu tespit önemlidir çünkü; eğer zarar 'ağır bedensel zarar' niteliğinde değilse, yakınların açtığı manevi tazminat davasının aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddedilmesi gerekir. Davaya konu Yargıtay 17. HD'nin 2016/1139 sayılı kararında, küçük çocuğun yaralarının bir ayda iyileşmesi ve maluliyet bulunmaması nedeniyle zararın ağır bedensel zarar niteliğinde olmadığı, bu nedenle anne-baba için hükmedilen tazminatın (yüksek olmasının yanı sıra) temelden hatalı olduğu ima edilmektedir.