Bir sanığın, başka bir sanıkla birlikte işlediği zimmet suçunda, eylemin 'kullanma zimmeti' olarak nitelendirilip TCK m. 247/3 uyarınca ceza indirimi alabilmesi için aranan temel şart nedir? Yargıtay 5. CD, 2018/730 E. sayılı kararında bu konuda neye dikkat çekmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #325859

Kullanma zimmetinin (TCK m. 247/3) oluşabilmesi için aranan temel şart, failin parayı veya malı 'geçici bir süre kullanıp iade etmek niyetiyle' almasıdır. Bu kastın, eylemin en başından itibaren var olması gerekir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2018/730 E., 2018/2099 K. sayılı kararında, kullanma zimmetinin oluşabilmesi için paranın 'herhangi bir uyarı, ihbar, şikayet, denetim olmaksızın kendiliğinden' yatırılması gerektiği vurgulanmıştır. Eğer zimmet, bir denetim veya şikayet sonucu ortaya çıktıktan sonra iade edilirse, bu durum artık 'kullanma zimmeti' olarak değil, 'temellük (mal edinme) zimmeti' sonrası 'etkin pişmanlık' olarak değerlendirilir. Kararda, sanıkların kendiliğinden yaptıkları ödemeler yönünden eylemin kullanma zimmeti, denetim sonrası yaptıkları ödemelerin ise TCK m. 248 kapsamında etkin pişmanlık olarak ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek, eylemin nitelendirilmesinde iade anının ve şeklinin önemi ortaya konmuştur.