Ölümlü bir iş kazası sonucunda vefat eden işçinin anne, baba ve kardeşleri lehine hükmedilen manevi tazminat miktarları, Yargıtay 21. HD'nin 2014/1207 sayılı kararında neden 'fazla' bulunmuştur? Bu değerlendirmede hangi faktörler rol oynamıştır?
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2014/1207 sayılı kararında, anne ve baba için 30.000'er TL, kardeşler için 10.000'er TL olarak hükmedilen manevi tazminatların 'fazla' bulunmasının temelinde, manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olmaması ilkesi ve somut olayın özelliklerinin bir bütün olarak değerlendirilmesi yatmaktadır. Yargıtay, manevi tazminat miktarını belirlerken; kaza tarihi (paranın alım gücü), tarafların kusur dağılımı ve sosyal-ekonomik durumları gibi objektif kriterlerin dikkate alınması gerektiğini vurgular. Kararda, bu kriterler göz önüne alındığında, hükmedilen miktarların hakkaniyet ölçüsünü aştığı ve taraflardan birinin zenginleşmesine yol açacak nitelikte olduğu sonucuna varılmıştır. Özellikle kardeşler için takdir edilen tazminatın, anne-babanın duyacağı elem ve ızdırapla aynı düzeyde olamayacağı, aralarında bir orantı olması gerektiği de zımnen kabul edilmektedir. Bu nedenle, miktarlar 'fazla' bulunarak bozulmuştur.