Sanığın 'kullanma zimmeti' eylemi ile 'temellük (mal edinme) zimmeti' eylemi arasındaki temel fark nedir ve bu ayrım TCK'nın uygulanmasında neden önemlidir?
Kullanma zimmeti (TCK m. 247/3), kamu görevlisinin, görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan malı, 'geçici bir süreyle kullanıp iade etmek niyetiyle' almasıdır. Buradaki kasıt, malı kalıcı olarak sahiplenmek değil, bir süre kullanıp yerine koymaktır. Bu durumda cezada indirim yapılır. Temellük zimmeti (TCK m. 247/1) ise, kamu görevlisinin malı 'kendisine veya başkasına mal edinmek (temellük etmek) amacıyla' almasıdır. Burada iade etme niyeti yoktur, kalıcı bir sahiplenme kastı vardır. Bu ayrım önemlidir çünkü; 1) Cezanın Miktarı: Kullanma zimmetinde ceza, basit zimmete göre yarı oranında indirilir. 2) Etkin Pişmanlık: Yargıtay kararlarına göre (örn: Y.5.CD - 2015/13394 E.), 'kullanma zimmeti' olarak kabul edilen durumlarda, iade edilen ana paraya ek olarak, paranın kullanıldığı süre boyunca getireceği nema (faiz, getiri) miktarının da ödenmesi etkin pişmanlık için aranabilir. Temellük zimmetinde ise ana paranın iadesi yeterlidir. Eylemin hangi tür zimmet olduğunun tespiti, failin kastının ve olayın özelliklerinin değerlendirilmesiyle yapılır.