Marka hakkına tecavüz nedeniyle açılan tazminat davasında, davalının eylemiyle elde ettiği kazancın tespiti mümkün değilse, maddi tazminat nasıl belirlenir? (Yargıtay 11. HD, 2021/5120 E.)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #325826

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/5120 E., 2023/151 K. sayılı kararında bu duruma açıklık getirilmiştir. Marka hakkına tecavüz halinde, hak sahibi Sınai Mülkiyet Kanunu'ndaki seçimlik haklarından biri olarak, tecavüz edenin markayı kullanmakla elde ettiği kazancın kendisine verilmesini talep edebilir. Ancak, yargılama sırasında bu kazancın miktarını tam olarak tespit etmek (örneğin davalının kayıtlarının düzgün olmaması nedeniyle) mümkün olmayabilir. Bu durumda Yargıtay, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesinin 2. fıkrasına atıfta bulunmaktadır. Bu maddeye göre, 'Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.' Dolayısıyla, davalının kazancı net olarak belirlenemese dahi hakim, eylemin ağırlığı, davacı markasının tanınmışlığı, piyasa koşulları gibi unsurları göz önünde bulundurarak takdiren, hakkaniyete uygun bir miktar maddi tazminata hükmedebilir. Kararda ilk derece mahkemesinin 10.000 TL olarak belirlediği takdiri tazminat miktarı bu nedenle yerinde bulunmuştur.