Sanığın, katılandan teminat amacıyla aldığı imzalı boş senedi, aralarındaki ticari ilişki sona erdikten sonra iade etmeyip kendi şahsi borcu için başka birine ciro etmesi eylemi TCK m. 209 kapsamında nasıl değerlendirilir?
Bu eylem, TCK m. 209/2'de düzenlenen suçu oluşturabilir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2018/1519 E. sayılı kararında benzer bir olay ele alınmıştır. Sanığa senet, belirli bir amaç (teminat) için 'teslim' edilmiş olsa da, bu amacın ortadan kalkmasıyla birlikte senedi elinde bulundurması hukuka aykırı hale gelir. Senedi iade etmesi gerekirken, bu hukuka aykırı bulundurma durumundan faydalanarak ve verilme nedeninden tamamen farklı bir şekilde (kendi şahsi borcu için) doldurup veya doldurtup kullanması, senedi 'hukuka aykırı olarak elde bulundurup hukuki sonuç doğuracak şekilde doldurma' eylemini oluşturur. Bu durumda fail, belgede sahtecilik hükümlerine göre cezalandırılır. Burada kritik nokta, teminat amacının ortadan kalkmasıyla birlikte zilyetliğin 'hukuka aykırı' hale dönüşmesidir.