Açığa imzanın kötüye kullanılması (TCK m. 209/1) suçunda, katılanın 'imzalı boş senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu' iddiasının ispatı konusunda ceza mahkemesi hangi usul kurallarına tabidir? Yargıtay CGK'nın 2018/634 sayılı kararı bu konuda neyi vurgulamıştır?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/634 sayılı kararında ve yerleşik içtihatlarda (örn: 24.03.1989 tarihli İBK) vurgulandığı üzere, ceza mahkemesi bu iddiayı değerlendirirken ceza muhakemesinin serbest delil ilkesinden (CMK m. 217) ayrılır ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndaki (HMK) 'senede karşı iddiaların ancak yazılı delille ispat edilebileceği' kuralını uygulamak zorundadır. Yani, katılan, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu tanıkla değil, başka bir yazılı belge (protokol, sözleşme, ibraname vb.) ile ispat etmekle yükümlüdür. Bu kuralın ceza yargılamasında da uygulanmasının sebebi; hukuk ve ceza mahkemeleri arasında çelişkili kararların çıkmasını önlemek, ticari hayata ve kambiyo senetlerine duyulan güveni korumaktır. Ceza mahkemesi, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğuna dair yazılı delil yoksa, sanığın beraatine karar vermelidir.