Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2013/17549 sayılı kararındaki karşı oyda, rıza ile yapılan aramanın hukuka aykırı olduğu hangi gerekçelere dayandırılmıştır? Bu görüş, Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'ndeki değişikliği nasıl değerlendirmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #325787

Karşı oyda, rıza ile aramanın hukuka aykırı olduğu şu temel gerekçelere dayandırılmıştır: 1) Yasal Dayanak Yokluğu: Ne mülga CMUK'ta ne de 5271 sayılı CMK'da 'muvafakatli arama' kurumunu düzenleyen bir hüküm bulunmaktadır. 2) Yönetmelik Hükmünün İptali: Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'nin 'ilgilinin rızası ile' arama yapılabileceğine ilişkin hükmü, Danıştay 10. Dairesi tarafından 13.03.2007 tarihinde kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir. Bu iptal kararıyla birlikte, rızanın hukuki dayanağı ortadan kalkmıştır. 3) Yargıtay İçtihatları: Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik kararlarında (örneğin 29.11.2005 tarihli karar) rızaya dayalı aramanın hukuka aykırı olduğu ve bu yolla elde edilen delillerin kullanılamayacağı açıkça kabul edilmiştir. 4) Rızanın Gerçekliği Sorunu: Kolluk görevlilerinin arama talebi karşısında kişinin 'hayır' demesinin fiilen çok zor olduğu, bu durumun gerçek bir rızadan çok, otorite karşısında bir boyun eğme olduğu kabul edilmektedir. Sonuç olarak karşı oy, pozitif hukukta dayanağı olmayan, yargı kararlarıyla hukuka aykırı olduğu kabul edilen ve Anayasa'nın 20. maddesindeki güvenceleri (hakim kararı veya yetkili merciin yazılı emri) dolanmaya yönelik bir uygulama olduğu için rızaya dayalı aramanın hukuka aykırı olduğunu savunmaktadır.