İnternet üzerinden yapılan bir paylaşımda, isim belirtilmeksizin sadece '... TV adlı kanalda dört p...' şeklinde bir ifade kullanılması durumunda, o kanalda program yapan davacıların kişilik haklarına saldırı oluşur mu? Yargıtay'ın 'matufiyet' şartı bu durumu nasıl etkiler? (Y.4.HD - K. 2017/8684)
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2017/8684 sayılı kararında, bu durum 'matufiyet' şartı çerçevesinde değerlendirilmiştir. Matufiyet, hakaret veya saldırı içeren ifadenin, davacıya 'yönelik' olduğunun açıkça veya ima yoluyla anlaşılabilir olmasıdır. Bir ifadenin kişilik haklarına saldırı oluşturabilmesi için, o ifadenin kime yöneldiğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde belirli olması gerekir. Kararda, '... TV adlı kanalda dört p...' şeklindeki genel ve belirsiz ifadenin, ortalama bir okuyucu tarafından o anda kimlerin kastedildiğinin anlaşılamayacağı belirtilmiştir. Davacılar o kanalda program yapsalar dahi, ifadenin doğrudan onlara yönelik olduğu (matuf olduğu) kanıtlanamadığından, matufiyet unsuru gerçekleşmemiştir. Bu nedenle, kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat davasının reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Yani, hakaretin varlığı için kime yönelik olduğunun belirli veya belirlenebilir olması şarttır.