İş kazası sonucu %39 iş göremezliğe uğrayan ve kazanın meydana gelmesinde %30 oranında kusurlu olan işçi lehine hükmedilen 90.000 TL manevi tazminat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/575 sayılı kararında neden 'yüksek' bulunmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #325752

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/575 sayılı kararında, işçi lehine hükmedilen 90.000 TL manevi tazminatın 'yüksek' bulunmasının temelinde birden fazla nedenin bir arada değerlendirilmesi yatmaktadır: 1. **Müterafik Kusur:** Kazanın meydana gelmesinde davacı işçinin de %30 oranında bir kusurunun bulunması, tazminattan indirim yapılması gereken önemli bir sebeptir. Bu kusur oranı, tazminatın belirlenmesinde davalıların sorumluluğunu bir miktar azaltır. 2. **Maluliyet Oranı:** İşçinin maluliyet oranı %39'dur. Bu oran, ciddi bir iş gücü kaybını ifade etmekle birlikte, %80-90 gibi çok ağır maluliyet durumlarına göre daha düşüktür. Tazminat miktarının maluliyetin ağırlığı ile orantılı olması gerekir. 3. **Zenginleşme Yasağı:** Manevi tazminatın temel ilkelerinden biri, bir zenginleşme aracı olmamasıdır. HGK, 90.000 TL'lik miktarın, 2008 yılında meydana gelen bir kaza için, yukarıdaki kusur ve maluliyet oranları dikkate alındığında, davacıyı zenginleştirecek, davalıları ise fakirleştirecek nitelikte olduğuna ve hakkaniyet ölçüsünü aştığına karar vermiştir. Bu üç unsurun (müterafik kusur, maluliyetin derecesi ve zenginleşme yasağı) bir bütün olarak değerlendirilmesi, hükmedilen miktarın olayın özellikleriyle orantısız ve yüksek olduğu sonucunu doğurmuştur.