Bir iddia bayiinde, aracıyla gelip bayiyi oyalayan bir erkek şahsın eylemiyle eş zamanlı olarak, suça sürüklenen çocuğun bedelsiz kupon oynaması olayında, erkek şahsın eylemi iştirak (yardım etme) kapsamında değerlendirilebilir mi? Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2014/9913 sayılı kararında bu durum nasıl ele alınmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #325748

Suça iştirakin (şeriklik) söz konusu olabilmesi için, kişilerin ortak bir suç işleme kararı altında, fiilin icrasına katkıda bulunmaları gerekir. Yardım etme (TCK m. 39), failin suç işlemesini kolaylaştıran maddi veya manevi nitelikteki hareketlerdir. Bu hareketlerin, suçun işlenmesine yönelik bir kastla yapıldığının ispatlanması gerekir. Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2014/9913 sayılı kararında, aracıyla gelip bayiye kupon uzatarak onu oyaladığı iddia edilen erkek şahsın, suça sürüklenen çocuğun eylemine yardım ettiğine dair yeterli delil elde edilemediği belirtilmiştir. Sadece iki eylemin eş zamanlı olması, aralarında bir anlaşma ve ortak suç işleme kastı olduğunu ispatlamak için yeterli değildir. Şahsın, çocuğun eyleminden haberdar olduğu ve onu oyalama kastıyla hareket ettiğine dair somut bir kanıt (örneğin tanık beyanı, telefon görüşmesi kaydı, önceden anlaşma vs.) bulunmadığından, eylemi iştirak olarak nitelendirilmemiştir. Bu durum, ceza hukukunda şüphenin sanık lehine yorumlanması (in dubio pro reo) ilkesinin bir yansımasıdır. İki olay arasında bir tesadüf olma ihtimali, iştirak iradesini ispatlayan delillerle çürütülmedikçe, iştirak hükmü kurulamaz.