Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ile TCK m. 234/3'te düzenlenen 'çocuğun kaçırılması ve alıkonulması' suçu arasındaki temel fark, mağdurun rızası ve failin eyleminin niteliği açısından nedir? (Yargıtay 14. CD, K. 2016/4617)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #325739

Bu iki suç arasındaki temel fark, eylemin cebir, tehdit veya hile içerip içermediği ve mağdur olan çocuğun rızasının bulunup bulunmadığı noktasındadır. - **Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma (TCK m. 109):** Bu suçun oluşması için, mağdurun iradesi dışında, hukuka aykırı bir şekilde hareket özgürlüğünün kısıtlanması gerekir. Eylem genellikle cebir, tehdit veya hile gibi iradeyi sakatlayan yöntemlerle işlenir. 15 yaşından küçük çocuğun rızası bu suç açısından geçersizken, 15-18 yaş grubundaki çocuğun rızası (cebir, tehdit, hile yoksa) eylemi suç olmaktan çıkarabilir. - **Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması (TCK m. 234/3):** Bu suç, 'velayet yetkisi elinden alınmış olan ana veya babanın ya da üçüncü derece dahil kan hısmının, onaltı yaşını bitirmemiş bir çocuğu veli, vasi veya bakım ve gözetimi altında bulunan kimsenin yanından cebir veya tehdit kullanmaksızın kaçırması veya alıkoyması'nı düzenlerken, daha genel bir uygulama alanı da Yargıtay tarafından kabul edilmektedir. Özellikle Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2016/4617 sayılı kararında belirtildiği gibi, eğer 18 yaşından küçük bir çocuk, 'cebir, tehdit veya hile olmaksızın', kendi rızasıyla bir kimsenin yanına kaçmış veya onun yanında kalmışsa ve fail, durumu ailesine veya yetkili makamlara bildirmemişse, bu eylem TCK m. 109'u değil, TCK m. 234/3'ü oluşturur. Bu suç daha hafif bir yaptırım öngörür ve uzlaştırma kapsamındadır. Özetle, ayrım noktasını; eylemde cebir, tehdit veya hile olup olmadığı ve çocuğun kendi rızasıyla hareket edip etmediği oluşturur. Rıza ve iradeyi sakatlayan bir durum varsa TCK 109, yoksa TCK 234/3 gündeme gelir.