Sanığın, fiilen çalışmayan kişileri kendi şirketinde sigortalı göstererek SGK'ya e-bildirge ile işe giriş bildirgeleri vermesi eylemi, Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2024/604 sayılı kararına göre hangi suçları oluşturabilir ve görevli mahkeme neresidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #325730

Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin Esas: 2021/10560, Karar: 2024/604 sayılı kararında bu eylem, basit bir bilişim suçundan öte, nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturma potansiyeli taşıdığı için daha ağır bir şekilde ele alınmıştır. Karara göre; 1. **Suçun Niteliği:** Sanığın bu eylemi, SGK'nın bilişim sistemine gerçeğe aykırı veri yerleştirmektir (TCK 244/2). Ancak asıl amaç, bu sahte sigortalılık durumu üzerinden kendisi veya başkaları adına haksız bir yarar sağlamaktır (örneğin, sahte sigortalıların sağlık hizmetlerinden yararlanması, emekliliğe hak kazanması, işsizlik maaşı alması vb.). Bu durumda eylem, kamu kurumu olan SGK'nın zararına olarak, bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenen nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158/1-e, f) suçunu oluşturur. Eylem tamamlanmamışsa teşebbüs aşamasında kalır. 2. **Görevli Mahkeme:** TCK m. 244'teki bilişim suçları Asliye Ceza Mahkemesi'nin görev alanına girerken, TCK m. 158'deki nitelikli dolandırıcılık suçu, cezasının üst sınırı nedeniyle Ağır Ceza Mahkemesi'nin görev alanına girer. Yargıtay, eylemin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturma ihtimali nedeniyle delillerin takdir ve tartışmasının Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait olduğunu belirtmiş ve Asliye Ceza Mahkemesi'nin 'görevsizlik kararı' vererek dosyayı Ağır Ceza Mahkemesi'ne göndermesi gerektiğini hükme bağlamıştır. Bu, suç vasfının doğru belirlenmesinin görevli mahkemeyi de değiştirdiğini gösteren önemli bir karardır.