HMK m. 410'un, tahkimle ilgili işlerde BAM'ları görevli kılan hükmünün 6545 sayılı Kanun ile zımnen ilga edildiği görüşüne karşı, Y.15.HD kararlarındaki 'karşı oy'da, 5235 sayılı Kanun'daki değişikliğin bir 'görev kuralı değişikliği' olmadığı nasıl savunulmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #325694

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2017/2355 ve 2018/119 sayılı kararlarındaki karşı oy görüşlerinde, 5235 sayılı Kanun'un 5. maddesinde yapılan değişikliğin bir görev kuralı değişikliği olmadığı, dolayısıyla HMK m. 410'u zımnen ilga etmediği şu gerekçelerle savunulmuştur: 1. **Değişikliğin Amacı:** 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin amacı, asliye ticaret mahkemelerinin görevlerini yeniden belirlemek değil, o tarihte tek hakimli olan bu mahkemeleri 'bazı davalar bakımından heyet mahkemeleri haline getirmek'tir. Yani değişiklik, mahkemenin görevine değil, 'çalışma usulüne' ilişkindir. Değişikliğin gerekçesinde de bu husus açıkça belirtilmiştir. 2. **Görev Kurallarının Sabitliği:** Ticaret mahkemelerinin görevini belirleyen asıl kanun hükümleri (TTK m. 5) değiştirilmemiştir. Bir mahkemenin hangi davalara heyet halinde bakacağını düzenlemek, o mahkemenin genel görev tanımını değiştirmez. 3. **Kanun Koyucunun Açık İradesi:** Eğer kanun koyucu, HMK m. 410'daki açık ve özel düzenlemeyi (BAM'ın görevli olduğu) değiştirmek isteseydi, bunu HMK'nın kendisinde veya en azından değişiklik gerekçesinde açıkça belirtirdi. Oysa böyle bir irade beyanı yoktur. Aksine, HMK m. 410'un gerekçesinde tahkimin niteliği, sürat ve uzmanlık gerektirmesi nedeniyle BAM'ın görevlendirildiği açıkça belirtilmiştir. Bu kadar net bir tercihin, başka bir kanunun çalışma usulünü düzenleyen bir maddesiyle zımnen ortadan kalktığını varsaymak, kanun yapma tekniğine aykırıdır. 4. **HMK Geçici Madde 3/3'ün Rolü:** Karşı oya göre, BAM'lar faaliyete geçene kadar HMK'daki tahkime ilişkin davalara zaten asliye ticaret mahkemeleri bakmaktaydı (HMK Geçici md. 3/3). 5235'teki değişikliğin bu davaların heyetçe görülmesini düzenlemesi, bu geçici duruma yönelik anlamlı bir düzenleme olarak yorumlanmalıdır ve BAM'lar faaliyete geçtikten sonra HMK m. 410'un asıl hükmünün devreye girmesi gerekir. Bu gerekçelerle karşı oy, görevli mahkemenin hala HMK m. 410 uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi olması gerektiğini savunmuştur.