Sanığın, katılan tarafından verilen imzalı boş bir kağıdı değil de, kısmen doldurulmuş (örneğin borçlu ve kefil imzaları ile rakamla bedeli yazılı) bir 'bono'yu, yazı ile olan bedel kısmını anlaşmaya aykırı olarak doldurması halinde 'açığa imzanın kötüye kullanılması' (TCK 209/1) suçu oluşur mu? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #325684

Yargıtay 23. Ceza Dairesi'nin 2016/7640 sayılı kararı ve 21. Ceza Dairesi'nin 2016/137 sayılı kararındaki karşı oy yazısına göre bu durumda TCK m. 209/1'deki suç oluşmaz. Bu suçun maddi konusunu, 'imzalı ve kısmen veya tamamen boş bir kağıt' oluşturur. Eğer mağdur tarafından sanığa verilen belge, hukuken bir 'bono' niteliği kazanmışsa (zorunlu unsurları taşıyorsa) ve sadece bazı kısımları (örneğin yazı ile bedel) boş bırakılmışsa, bu artık 'boş bir kağıt' değil, hukuki bir belge olan 'bono'dur. Bu belgenin sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası, belgede tahrifat (sahtecilik) suçunu gündeme getirebilir, ancak TCK 209/1'in uygulama alanına girmez. Yargıtay 23. Ceza Dairesi, somut olayda mağdur tarafından imzalanan belgenin boş bir kağıt olmayıp 'bono' olması karşısında, TCK 209/1 suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi gerektiğini belirtmiş ve mahkumiyet kararını bozmuştur. Bu yaklaşım, suçun maddi konusunun dar yorumlanması gerektiğini göstermektedir.