Ceza yargılamasında 'serbest delil' ilkesi (CMK m. 217) geçerli olmasına rağmen, Yargıtay, TCK m. 209/1 kapsamındaki 'senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu' iddiasının neden tanıkla ispatlanamayacağını ve yazılı delil gerektirdiğini savunmaktadır? Bu yaklaşımın ardındaki temel mantığı YCGK kararları (örn: 2020/354) ışığında açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #325682

Yargıtay'ın bu yaklaşımının ardında yatan temel mantık, ceza ve hukuk mahkemeleri arasında çelişkili kararların çıkmasını önlemek ve hukuki güvenliği sağlamaktır. YCGK'nın 2020/354 ve 2018/634 sayılı kararlarında da detaylıca açıklandığı üzere, durum şöyledir: 1. **Uyuşmazlığın Hukuki Niteliği:** Senedin anlaşmaya aykırı doldurulup doldurulmadığı meselesi, özü itibarıyla bir hukuki işlemin (borç ilişkisinin) geçerliliği ve kapsamına ilişkin bir sorundur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK m. 200-201), belirli bir miktarın üzerindeki hukuki işlemlerin ve senede karşı ileri sürülen iddiaların tanıkla ispatlanamayacağını, kural olarak senetle (yazılı delille) ispatlanması gerektiğini emreder. 2. **Bekletici Mesele ve Bağlayıcılık (CMK m. 218):** Ceza mahkemesi, bu hukuki sorunu kendisi çözmek yerine, hukuk mahkemesinde dava açılması için süre vererek 'bekletici mesele' yapabilir. Bu durumda, hukuk mahkemesi kendi usul kurallarına (yazılı delil zorunluluğu) göre karar verecek ve bu karar ceza mahkemesini bağlayacaktır. 3. **Çelişkinin Önlenmesi:** Eğer ceza mahkemesi, bekletici mesele yapmayıp sorunu kendisi çözecekse, aynı hukuki sonuca ulaşmak için hukuk mahkemesinin tabi olduğu ispat kurallarını uygulamalıdır. Aksi takdirde, ceza mahkemesinin tanık beyanlarıyla 'senet anlaşmaya aykırı doldurulmuştur' diyerek sanığı mahkum etmesi, aynı senedin hukuk mahkemesinde yazılı delil olmadığı için geçerli kabul edilerek alacaklının icra takibine devam etmesi gibi absürt ve adalete olan güveni sarsan bir çelişki ortaya çıkar. Bu nedenle Yargıtay, CMK m. 217'deki serbest delil ilkesine rağmen, TCK m. 209/1'deki iddianın sübutu için HMK'daki 'yazılı delille ispat' kuralının uygulanması gerektiğini istikrarlı bir şekilde kabul etmektedir.