Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda etkin pişmanlık hükümlerinin (TCK m. 110) uygulanabilmesi için failin mağduru 'güvenli bir yere' bırakması ne anlama gelmektedir? Yargıtay'ın bu konudaki kriterlerini YCGK-K.2020/159 sayılı kararı ışığında belirtiniz.
TCK m. 110'daki etkin pişmanlık hükmünden yararlanabilmek için failin, mağdura bir zarar vermeden 'kendiliğinden serbest bırakması' gerekir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun K.2020/159 sayılı kararında da özetlenen yerleşik içtihada göre, bu serbest bırakmanın hukuki sonuç doğurabilmesi için mağdurun 'güvenli bir mahalde' bırakılması şarttır. 'Güvenli bir yer' kavramı, mağdurun herhangi bir ek tehlikeye maruz kalmayacağı ve kendi imkanlarıyla veya kolayca yardım alarak istediği yere ulaşabileceği bir yeri ifade eder. Yargıtay'ın aradığı kriterler şunlardır: 1. **Failin Mağduru Kendiliğinden Serbest Bırakması:** Mağdurun kaçması veya kolluk tarafından kurtarılması halinde etkin pişmanlık uygulanmaz. 2. **Mağdurun Zarar Görmeyeceği Bir Yer Olması:** Bırakılan yerin fiziksel tehlikelerden (soğuk, vahşi hayvan vb.) arınmış olması gerekir. 3. **İstediği Yere Rahatlıkla Ulaşabilmesi:** Mağdurun gece vakti, yerleşim yerlerinden uzak, ıssız bir yerde veya bir ormanda bırakılması 'güvenli bir yer' olarak kabul edilmez. Mağdurun bir an önce ailesine, kolluğa veya yerleşim yerine ulaşabileceği bir konumda bırakılması gerekir. 4. **Halkın İçine Çıkabilecek Bir Halde Bırakılması:** Örneğin, mağdurun çıplak veya onur kırıcı bir durumda bırakılması, kanunun aradığı anlamda bir serbest bırakma değildir. Bu şartlar gerçekleşmediğinde, fail etkin pişmanlık indiriminden yararlanamaz.