Hukuka aykırı bir eylem sonucu ortaya çıkan zararın giderilmesine yönelik tazminat davasının zamanaşımı süresi, bu eylemin aynı zamanda suç teşkil etmesi durumunda nasıl belirlenir? Bu ilkeyi 'uzamış ceza davası zamanaşımı' kavramıyla açıklayınız.
Tazminat hukukunda temel kural, haksız fiiller için dava zamanaşımı süresinin, fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl ve her halükarda 10 yıl olmasıdır (eski BK m. 60, yeni TBK m. 72). Ancak, tazminat davasına temel teşkil eden fiil aynı zamanda ceza kanunları uyarınca bir suç teşkil ediyorsa ve bu suç için kanunda daha uzun bir dava zamanaşımı süresi öngörülmüşse, hukuk mahkemesinde açılacak tazminat davasında da bu daha uzun olan ceza zamanaşımı süresi uygulanır. Bu duruma 'uzamış ceza davası zamanaşımı' denir. Örneğin, taksirle yaralama ile sonuçlanan bir trafik kazasında, haksız fiil zamanaşımı 2 ve 10 yıl iken, taksirle yaralama suçunun ceza zamanaşımı süresi daha uzunsa (örneğin 8 yıl), maddi ve manevi tazminat davası da bu 8 yıllık süre içinde açılabilir. Ayrıca, ceza davası devam ettiği müddetçe (uzamış dava zamanaşımı devreye girmişse), ceza davası sonuçlanana kadar tazminat davası açılabilir.