Bir sanığın, daha önce TCK m. 209/1 (açığa imzanın kötüye kullanılması) suçundan yargılandığı bir davada, dava zamanaşımı süresi dolmuşsa, mahkemenin bu durumda beraat kararı vermesi hukuka uygun mudur? (Yargıtay 11. CD, K. 2018/2979)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #325641

Hayır, hukuka uygun değildir. Dava zamanaşımı, bir 'dava düşme' sebebidir ve kamu davasının yürütülmesine engel olan bir muhakeme şartıdır. CMK m. 223/8'e göre, TCK'da öngörülen düşme sebeplerinin varlığı halinde, mahkeme işin esasına girmeden 'davanın düşmesine' karar verir. Beraat kararı (CMK m. 223/2) ise, yargılama yapılıp sanığın suçu işlemediğinin sabit olması veya suçun unsurlarının oluşmaması gibi esasa ilişkin nedenlerle verilir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2018/2979 sayılı kararında da, TCK m. 209/1 suçu için öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin inceleme tarihinde dolduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, mahkemenin esasa girerek beraat kararı vermesi yerine, zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar vermesi gerekirdi. Yargıtay, bu usuli hata nedeniyle hükmü bozmuş ve davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar vermiştir. Bu, zamanaşımının beraatten önce gelen ve esasa girilmesini engelleyen bir usul kuralı olduğunu göstermektedir.