Boşanmada manevi tazminat (TMK 174/2) talep edebilmek için, boşanmaya neden olan her kusurlu davranış yeterli midir, yoksa eylemin özel bir nitelik taşıması mı gerekir? Yargıtay HGK'nın 2023/752 sayılı kararındaki ölçütü açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #325634

Boşanmaya neden olan her kusurlu davranış, tek başına manevi tazminat talep etmek için yeterli değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2022/682 E., 2023/752 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, TMK m. 174/2'ye göre manevi tazminata hükmedilebilmesi için, boşanmaya sebep olan olayın aynı zamanda davacının 'kişilik haklarına bir saldırı' teşkil etmesi gerekir. Bu, genel tazminat hukukundan farklı, aile hukukuna özgü bir düzenlemedir. Örneğin, eşin sadakatsizliği, fiziksel şiddet uygulaması, ağır hakaretlerde bulunması gibi eylemler hem bir boşanma sebebi hem de kişilik haklarına açık bir saldırıdır ve manevi tazminatı gerektirir. Ancak, eşin ortak hayata yeterince katılmaması, ev işlerine yardım etmemesi gibi daha hafif nitelikteki kusurlu davranışlar boşanma sebebi olabilse de, kişilik haklarına bir saldırı olarak nitelendirilmezse manevi tazminata hükmedilmeyebilir. Dolayısıyla, mahkemenin her somut olayda, kusurlu davranışın davacının onurunu, şerefini, saygınlığını veya bedensel/ruhsal bütünlüğünü ihlal edip etmediğini ayrıca değerlendirmesi gerekir.