Maddi tazminatın hesaplanmasında, işçinin 'bakiye ömrü' nasıl tespit edilir ve bu tespitin 'aktif ve pasif dönem' ayrımıyla ilişkisi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #325633

İş kazası veya haksız fiil sonucu ölüm veya kalıcı maluliyet durumlarında maddi tazminat (özellikle destekten yoksun kalma veya sürekli işgöremezlik tazminatı) hesaplanırken, mağdurun veya ölenin gelecekte ne kadar süre daha gelir elde edeceği varsayımsal olarak hesaplanır. Bu hesaplamanın temelini 'bakiye ömür' tespiti oluşturur. **Bakiye Ömrün Tespiti:** Bakiye ömrün tespitinde, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayınlanan ve Türkiye'deki ortalama yaşam beklentilerini gösteren hayat tabloları kullanılır. Geçmişte TRH 1931, PMF 1931 gibi tablolar kullanılırken, güncel Yargıtay içtihatları ve sigorta uygulamaları genellikle en güncel TÜİK Yaşam Tablolarının (örneğin TRH 2010) kullanılmasını öngörmektedir. Bu tablolara göre, kişinin yaşı ve cinsiyeti dikkate alınarak istatistiksel olarak ne kadar daha yaşayacağı belirlenir. **Aktif ve Pasif Dönem Ayrımı:** Bakiye ömür, iki döneme ayrılır: 1. **Aktif Dönem:** Kişinin fiilen çalışarak gelir elde etmesi beklenen dönemdir. Bu dönem genellikle yasal emeklilik yaşı olan 60 veya 65 yaşına kadar olan süreyi kapsar. Tazminat hesabında, kişinin bu dönemdeki yıllık geliri, maluliyet oranıyla çarpılarak bu dönemin sonuna kadar olan kayıp hesaplanır. 2. **Pasif Dönem (Emeklilik Dönemi):** Kişinin emekli olduktan sonraki yaşam süresini kapsar. Bu dönemde kişinin aktif çalışma geliri olmasa da, emekli maaşı gibi bir geliri olacağı veya en azından kendi ev işlerini yaparak veya ailesine destek olarak bir 'ekonomik değer' yaratacağı varsayılır. Bu nedenle, pasif dönem için de genellikle asgari ücret düzeyinde bir gelir kaybı hesaplaması yapılır ve tazminata dahil edilir. Bu ayrım, tazminatın daha gerçekçi ve hakkaniyete uygun bir şekilde hesaplanmasını sağlar.