İdarenin bir hizmet kusuru (örneğin trafik tescil kayıtlarının yanlış tutulması) nedeniyle zarara uğrayan bir kişi, tazminat davasını hangi mahkemede ve kime karşı açmalıdır? Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2016/6222 sayılı kararında, adli yargıda açılan davanın akıbeti ne olmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #325601

İdarenin hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar için açılacak dava, 'tam yargı davası' niteliğindedir. Bu dava, zarara neden olan kamu görevlisine değil, doğrudan ilgili 'İdare'ye (kuruma) karşı açılmalıdır. Görevli yargı yolu ise adli yargı değil, idari yargıdır (İdare Mahkemeleri). Bu kural, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinden kaynaklanmaktadır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2016/6222 sayılı kararında, trafik tescil bürosu görevlilerinin veri girişini yanlış yapması nedeniyle zarara uğradığını iddia eden davacının, adli yargıda (asliye hukuk mahkemesinde) açtığı dava ele alınmıştır. Yargıtay, olgunun bir 'kamu hizmeti' ile ilgili ve 'hizmet kusuruna' ilişkin olduğunu tespit etmiştir. Görev sorunu kamu düzeninden olduğu için mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir. Bu nedenle Yargıtay, ilk derece mahkemesinin işin esasına girerek karar vermesini hukuka aykırı bulmuş ve kararı bozmuştur. Mahkemenin, 'yargı yolu bakımından görevsizlik' nedeniyle davanın usulden reddine karar vermesi gerekirdi. Bu karar, idarenin eylem ve işlemlerinden doğan tazminat davalarında görevli mahkemenin idare mahkemeleri olduğunu net bir şekilde ortaya koymaktadır.