TCK m. 209/1'de düzenlenen 'açığa imzanın kötüye kullanılması' suçu ile TCK m. 209/2'de düzenlenen ve 'belgede sahtecilik' hükümlerine atıf yapılan eylem arasındaki temel fark, imzalı boş kağıdın faile intikal biçimi açısından nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #325581

İki fıkra arasındaki temel fark, imzalı boş kağıdın faile nasıl ulaştığıdır: 1. **TCK m. 209/1 (Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması):** Bu suçun oluşabilmesi için, imzalı ve kısmen veya tamamen boş olan kağıdın, mağdur tarafından faile 'belirli bir tarzda doldurulup kullanılmak üzere teslim veya tevdi edilmiş' olması gerekir. Yani, fail ile mağdur arasında bir güven ilişkisi vardır ve mağdur, kağıdı kendi rızasıyla, belirli bir amaç için faile vermiştir. Fail, bu güveni kötüye kullanarak kağıdı 'verilme nedeninden farklı bir şekilde' doldurduğunda bu suç oluşur. Bu suç şikayete tabidir. 2. **TCK m. 209/2 (Hukuka Aykırı Ele Geçirme ve Doldurma):** Bu fıkradaki durumda ise, fail, imzalı ve kısmen veya tamamen boş bir kağıdı mağdurdan teslim almamıştır. Fail, bu kağıdı 'hukuka aykırı olarak ele geçirmiş veya elde bulundurmuş' ve hukuki sonuç doğuracak şekilde doldurmuştur. Burada bir güven ilişkisinin kötüye kullanılması değil, hukuka aykırı bir şekilde (örneğin çalarak, bularak veya hileyle alarak) elde edilen bir belgenin sahte olarak oluşturulması söz konusudur. Bu nedenle kanun koyucu, bu eylemi daha ağır olan belgede sahtecilik (duruma göre TCK m. 204 veya 207) hükümlerine göre cezalandırmıştır ve bu suç şikayete tabi değildir.