14 yaşındaki mağdurenin, evlenme vaadiyle sanıkla kendi rızasıyla kaçması ve bir süre sanığın akrabalarının evinde kalması eylemi, TCK m. 109 açısından nasıl değerlendirilmelidir? Mağdurun rızası bu durumda bir hukuka uygunluk nedeni sayılır mı? YCGK'nın 2015/8 sayılı kararının gerekçesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #325576

Bu eylem, TCK 109/1, 109/3-f ve 109/5 maddelerinde düzenlenen 'çocuğa karşı cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçunu oluşturur. Mağdurun rızası bu durumda bir hukuka uygunluk nedeni sayılmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2015/8 sayılı kararında bu konu net bir şekilde açıklanmıştır. Karara göre, çocuklara karşı işlenen bu suçlarda rızanın geçerliliği konusunda 15 yaş bir sınır olarak kabul edilmelidir: - **15 Yaşını Tamamlamamış Çocuklar:** Bu yaştaki çocukların kendi iradeleriyle serbestçe hareket etme hakkı, niteliği itibarıyla üzerinde mutlak surette tasarruf edebilecekleri bir hak değildir. Bu nedenle, bu haklarının ihlaline yönelik gerçekleştirilen eylemlerle ilgili gösterdikleri rıza, hukuken geçerli bir rıza olarak kabul edilemez ve bir hukuka uygunluk nedeni oluşturmaz. - **15 Yaşını Bitirmiş Çocuklar:** Bu kategorideki çocukların ise mümeyyiz olmaları halinde rızaları, olayın özelliklerine göre bir hukuka uygunluk nedeni olarak değerlendirilebilir. Somut olayda mağdure 14 yaşında, yani 15 yaşını tamamlamamış olduğu için, evlenmek amacıyla kendi rızasıyla kaçmış olsa dahi bu rıza hukuken geçersizdir. Eylem, evlenme (cinsel) amacıyla gerçekleştirildiği için sanık, TCK m. 109'un nitelikli halleri uyarınca cezalandırılmalıdır.