Cinsel saldırı veya cinsel istismar suçlarının işlenmesi sırasında, mağdurun hareket özgürlüğünün eylem süresiyle sınırlı olarak kısıtlanması halinde, fail ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan (TCK 109) cezalandırılır mı? Bu konudaki 'geçitli suç' ve 'amaç suç-araç suç' ilişkisini Yargıtay kararları (örn: YCGK-K.2015/158) çerçevesinde tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #325575

Kural olarak, cinsel saldırı veya cinsel istismar suçlarının işlenmesi sırasında, mağdurun hareket özgürlüğünün sadece bu suçların icrası için zorunlu olan süreyle sınırlı olarak kısıtlanması, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmaz. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, bu tür bir alıkoyma, cinsel suçun bir unsuru, yani o suçun işlenmesi için zorunlu bir 'araç fiil' veya 'geçitli suç' olarak kabul edilir. Kişinin vücut dokunulmazlığına yönelik bu suçlar, mağdurun hareket özgürlüğü bir ölçüde kısıtlanmadan işlenemeyeceği için, bu kısa süreli kısıtlama cinsel suçun içinde erir ve faile ayrıca TCK 109'dan ceza verilmez (Yargıtay 14.CD - Karar: 2016/6841). Ancak, YCGK'nın K.2015/158 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, eğer failin mağdurun özgürlüğünü kısıtlaması, cinsel suçun işlenmesi için gerekli olan süreyi aşarsa (örneğin, cinsel saldırıdan önce veya sonra mağduru bir yerde tutmaya devam ederse), bu durumda gerçek içtima kuralları uygulanır. Fail, hem cinsel suçtan hem de kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı cezalandırılır. Hatta bu durumda, TCK 109/5 gereğince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun 'cinsel amaçla' işlenmesi nedeniyle cezası ayrıca artırılır.